GRUP PSİKOTERAPİSİ VE SOSYAL HİZMET İLİŞKİSİ

Psikoterapi, terapistleri tarafından bireylerin bilişsel süreçlerinde olumlu etkiler oluşturarak daha sağlıklı bir psikolojiye ve sosyal olarak daha kaliteli bir yaşama sahip olmalarını, problem çözme becerilerini geliştirmelerini amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için bilimsel geçerliliği olan teknikler kullanırlar. Terapist ve birey arasındaki profesyonel ilişkiyi temel alan ortak bir tedavi yoludur psikoterapi. Yönteminde diyalog yer alan konuşma terapilerinin bir türüdür. Tarafsız, yargılayıcı olmayan, anlatmaya teşvik eden ve destekleyici bir dil kullanılmaktadır. Terapist ve danışan duygudurumunu olumsuz etkileyen engelleri bulup ortadan kaldırmak ve olumlu düşüncelere dönüştürmek için iş birliği yaparlar.

APA (2017)’ya göre, pek çok farklı psikoterapi türü, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerine, yaşam sorunlarını çözmelerine ve tutumlarını ve davranışlarını yapıcı yollarla değiştirmelerine yardımcı olmada etkili olduğunu kanıtladı. Bilgili psikoterapistler, bir hastanın ihtiyaçlarını ve endişelerini ele almak için çok uygun olduğu bilinen bir tedavi yaklaşımını seçer ve önerirler ve prosedürlerini her bir hastanın kişilik tarzına ve yaşam koşullarına uyacak şekilde uyarlarlar.

Sosyal hizmet, en sık kullanılan tabirle birey-toplum arasında bir köprüdür. Sosyal hizmet uzmanları, bireylerin başa çıkamadığı problemlerini mikro, mezzo ve makro düzeyde değerlendirip bu problemlerin çözümü için müracaatçılarıyla iş birliği yaparlar. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanları tek başına savaşmak yerine müracaatçıyla bir saf oluşturup ittifak kurmaya çalışıp müracaatçının biyopsikososyal güçlenmesini ve gelişmesini ortak çalışmayla sağlamaya çalışır. Bunun amacı bireyi pasif bırakmak yerine aktif hale getirerek yardım alan, muhtaç konumunda bırakmamaya çalışmaktır.

Sosyal hizmet, her açıdan geniş bir yelpazeye sahip bir meslektir. Gruplarla çalışma alanı da bu yelpazede yerini alırken aynı zamanda kendi içinde kendi yelpazesini de barındırır. Grup psikoterapisi de bu yelpazede bir alana sahiptir. Sosyal hizmet uzmanları gruplarla çalışmasında bir yandan bireyi kendi içinde alırken bir yandan da toplumdaki yerini inceler. Bu yaklaşım sosyal hizmetin gözdesi, sistem teorisi yaklaşımıdır.

Sosyal hizmetin çalışma alanları, mesleki değerleri, vizyonu ve bilimsel dayanakları göz önüne alındığında, sosyal hizmet uzmanlarının grup psikoterapisi alanından uzak olmadığı görülmektedir. Nitekim, psikoloji alanına büyük katkıları bulunan, APA tarafından Oskar Pfister ödülüne layık görülen psikoterapist yazar Irvin D. Yalom “Theory and Practice of Group Psychotherapy” kitabında şunları aktarmıştır:

“Terapist, kabuğundan aşamalı bir biçimde sıyrılmakta ve anlaşılmaz olmaktan çıkmaktadır. Geçen kırk yıl, psikiyatrinin özel bir alanı olarak psikoterapi kavramının iflasına tanıklık etmiştir. Bir zamanlar terapi gerçekten de özel ve dışa kapalı bir olaydı: psikologlar, danışma yerine terapi uygulamaya yönelecekler diye psikiyatristlerin gözetimi altındaydılar; sosyal hizmet uzmanları psikoterapi değil, sosyal yardım sunabiliyorlardı. En sonunda bu üç alan -psikiyatri, psikoloji ve sosyal hizmet- birleşerek yeni psikoterapi meslek grupları oluşturdu; lisansüstü düzeyde psikologlar, evlilik ve aile danışmanları, psikiyatrik bakım hemşireleri, manevi danışmanlar, vücut çalışanları, hareket ve dans terapistleri, sanat terapistleri. Terapinin, hastanın son derece narin ve tekniğin gizlerinin o denli derin olduğunun düşünüldüğü ve yalnızca diploması olan bir bireyin tedaviyle uğraşabileceği “nazik” evresi tarihe karıştı.”

Yalom’un eklemiş olduğu vücut çalışanları, alternatif tıp uygulayıcıları olarak da bilinmektedir. Alternatif tıbbın bilimsel dayanakları yoktur; ancak tıp dünyasında dahi hâlâ kesin olarak yok sayılamamakta, geçerliliği hâlâ tartışma konusu olup kimi doktorlar tarafından da kabul edilmektedir. Psikoterapinin, bireyin psikolojik güçlenmesini amaçlayan bir tedavi yöntemi olduğu göz önüne alınırsa Yalom’un, bireyi güçlendirecek tedaviye yani psikoterapiye karşı yaklaşımın da nazik olmak yerine güçlü olması gerektiğini savunması anlam bulmaktadır.

            Grup psikoterapisi, bir veya daha fazla sosyal çalışmacının bir grup içinde birden fazla hastayı birlikte tedavi ettiği bir tedavi yöntemidir (Markin, Kasten, 2014). Grup üyeleri ortak deneyimlere, problemlere ve özelliklere sahiptirler. Sosyal hizmet uzmanının grubun kaç kişiden, kimlerin katılması gerektiğinden, grubun süresini, hangi yöntemlerin ve kaynakların kullanılması gerektiğine karar vermesi gerekmektedir.

Psikoterapi grupları, bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişilerarası terapi veya psikodinamik terapi gibi belirli bir teorik yönelime özgü olabilir. BDT gruplarında bilişsel davranış ilkeleri grup formatında uygulanır. Kişilerarası grup psikoterapisinde grup üyelerinin birbiriyle veya sosyal çalışmacı ile olan ilişkisini ve grup üyesinin grup dışındaki önemli ilişkilerinde gerçekleştirilen uyumsuz ilişkilerin yeniden yapılandırılması üzerine odaklanılır. Kişilerarası grup terapisine benzer şekilde, psikodinamik grup terapisinde grup süreci, grup içindeki ilişkileri keşfederek ve inceleyerek değişim mekanizması olarak kullanılır. Psikodinamik gruplar, kişilerarası terapi gruplarından farklıdır çünkü psikodinamik gruplarda erken çocukluk deneyimleri ve geçmiş çatışmalar hakkında iç görü kazanmaya ve üye etkileşimlerine odaklanılır. Psikodinamik gruplar belirli bir soruna odaklanan daha genel grupları içerecek şekildedir. Farklı psikoterapi grupları, grubun içeriğe karşı sürece odaklanma derecesine göre farklılıklar gösterir. Örneğin, kişilerarası veya psikodinamik çerçeveden gelen psikoterapi gruplarının sürece veya bilginin nasıl iletildiğine odaklanma olasılığı daha yüksekken, psikoeğitim grupları gibi daha yapılandırılmış gruplar daha çok içeriğe veya tartışılana odaklanır (Markin, Kasten, 2014).

Sosyal çalışmacılar grup çalışmasında grup üyelerinin duygu ve düşüncelerini özgürce ifade etmesini destekleyici bir tutumda bulunup, yargılayıcı dilden kaçınmaktadırlar. Grup çalışmasında amaç, genel olarak gruba (hem uzman-üye arasında hem de üyelerin birbirileri arasında) destek sağlamak pozitif bir büyüme ve gelişme sağlamaktır, güçlendirici ve baskı karşıtıdır. Grup üyelerinin ortak özelliklere ve ortak problemlere sahip olması, sorunlarla tek başına baş etmenin verdiği yalnızlık hissinin ortadan kaldırılmasına ve gruba, evrene aidiyet hissinin güçlenmesine imkân sağlamaktadır. Bu durum bireyin stresini, kaygısını ve yaşamakta olduğu problemlerin, üzerinde oluşturduğu baskıyı azaltırken problemle baş etme becerilerini kuvvetlendirmektedir. Grup üyelerinin, probleme yönelik çözümlerde farklı fikirler sunması, diğer üyelere problemin çözümsüz olmadığını bildirmekte ve dolayısıyla çözümün daha kolay bulunmasını sağlamaktadır.

Yalom, yine “Theory and Practice of Group Psychotherapy” kitabına, grup psikoterapisinde lider olabilmek için verilen eğitim ve bu eğitimin kimler tarafından, nelere dikkat ederek verilmesi gerektiği hakkında şu satırları da eklemiştir:

“Eğitim programlarının yöneticileri, lideri büyük bir özenle seçmelidir. Bir kere grup deneyimi, öğrencinin eğitim hayatında son derece etkili bir olaydır; lider genellikle stajyerler için önemli bir rol model olarak hizmet edecektir ve bu nedenle kapsamlı klinik ve grup deneyimine ve mümkün olan en yüksek mesleki standartlara sahip olmalıdır. Kuşkusuz kişisel nitelikler ve liderin becerisi önde gelen ölçütlerdir: Liderin mesleki unvanı (örnek olarak sosyal hizmet uzmanı, psikiyatrist, klinik psikolog ya da danışman olup olmadığı) bütünüyle ikinci planda tutulmalıdır. Etkileşimli grup terapisi modeli uzman bir lider tarafından yönetilen bir eğitim grubunun en iyi eğitim deneyimini sağladığına inanıyorum. Amerikan Grup Psikoterapisi Derneği’nin iki günlük eğitim gruplarına katılan 434 profesyonelle yapılan bir çalışma, bu görüşü desteklemektedir. Burada-ve-şimdi etkileşimi vurgulayan süreç odaklı gruplar, daha didaktik veya yapılandırılmış gruplara göre, liderlik ve akran ilişkileri hakkında daha fazla öğrenme ile sonuçlandı.”

            Sosyal hizmet uzmanlarının bireyin toplumla bütünleşik bir hale gelmesini ve toplumun da bütün farklılıklarıyla bireyi kabul görmesi ve içselleştirmesi amacıyla makro çalışmalar düzenleyip yürüttüğü; lisans eğitiminde gruplarla sosyal hizmet, bireye yönelik sosyal hizmet, psikoloji, görüşme teknikleri vb. dersleri almış olması göz önüne alınarak sosyal hizmet uzmanlarının grup psikoterapisinden çok uzak olduğunu söylemek yanlış olacaktır. Elbette ki tek başına lisans eğitimi yetersiz kalacaktır ancak sosyal hizmet uzmanlarının temellerinin var olması gerekli eğitimlerle teorik bilgileri tamamlayıp yasal uygulayıcı olmak, mesleki becerileri ve gelişimi arttırarak bu alanda yer alması absürt olmayacaktır.

Sosyal grup çalışmasında kullanıldığı şekliyle yansıma, çok daha araçsal olarak dengelidir, hedeflere ve görev başarısına yönelik ilerlemeyi değerlendirmeye veya problem çözmeyi ve karar vermeyi engelleyen işleme davranışına odaklanır (Papell, Rothman, 1980). Bireylerin desteğine olan öneminin ötesinde, grup aynı zamanda insan toplumunda eylem üreten en güçlü varlıklardan biridir… Grup ilişkisinin birey üzerindeki duygusal etkisi ve grubun daha geniş hareketler üzerindeki eylem odaklı etkisi… Bunlar sosyal hizmet amacının iki ucudur (Fuhriman, Burlingame, 2001).

KAYNAKÇA

Markin, R. D., Kasten, J. (2014). Group Psychotherapy. Robin L. Cautin & Scott O. Lilienfeld (Ed.), The Encyclopedia of Clinical Psychology içinde. DOI: 10.1002/9781118625392.wbecp364

Papell, C. P., Rothman, B. (1980). Relating the Mainstream Model of Social Work With Groups to Group Psychotherapy and the Structured Group Approach. Social Work With Groups, 3(2), 5-23.

Fuhriman, A., Burlingame, G. M. (2001). Group Psychotherapy Training and Effectiveness. International Journal of Group Psychotherapy51(3), 399-416.

Yalom, D. I., Leszcz, M. (2005). The Theory and Practice of Group Psychotherapy (5th Edition). New York: Basic Book.

APA. (2017). What is Psychotherapy? Erişim Adresi: https://www.apa.org/ptsd-guideline/patients-and-families/psychotherapy

Gamze YILDIZ – İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ 3. SINIF

Safiye ESER – SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 3. SINIF

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: